22 Nisan 2012 Pazar

MEMLEKETİME ÇOKTAN BAHAR GELMİŞ, PEKİ YA VELESPİT'E NE OLACAK?



Burada durdum bir müddet. Bir şeylerin geçmesini bekledim. Rüzgarın örneğin, sonra yağmurun, sonra başımın ağrısının dinmesini... Kalemime 07 uç almayı, sınavlardan başımı kaldırmayı, gözlerimi yeni doğan güneşe usulca açıp elephant gun eşliğinde kahvaltı yaparken, yahut çeviri yaptığım sayısız gecelerden birinin en ortasında kaytarıp şu yazıyı yazmayı bekledim. Hah bak bu iyi oldu, sevdim.
Beklemek gövde gösterisiyken zamanın(:), yerimden kalktım. Pencereden sokağı seyrettiğimde hep 18 yaşım gibi bakıyormuşum sokağa: Gözlerimin yalancısıyım. Evet, evimdeyim. Anneciğimin yanında. Ve yine bekliyorum. Peki Velespit'e ne oldu demiş ya duygu, ben de velespite bundan sonra ne olacak onu tahayyül ediyorum, etmeye çalışıyorum. Bunun için, tüm bahanelerin arasından klavyemi sıyırıp arasında olduğum kara baharı kağıda çalıyorum. Ve hâlâ bahar sert mi yumuşak mı muammasına cevap olamayan kıvılcımların arasında yolumu kalemle, kağıtla kazıyorum.

Bekleyin, dünyaya sert ya da yumuşak bilinmez ama yaşanılası bir bahar adıyorum...

ezonuz

http://www.youtube.com/watch?v=xXWts4MejAw

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder